Doç. Dr. Yakup KRESPİ
Anasayfa Hakkımda İnme Merkezi İnme ve Beslenme İnme Sonrası Kol Rehabilitasyon Hastalar İletişim
İnme Merkezi

 

 

 

 

 

 

İNME ve BESLENME

İNME VE BESLENME
Kalp damar hastalığında kalp damarlarının tıkanması ile ortaya çıkan duruma kalp krizi diyoruz. Beyin damarlarının tıkanmasına bağlı ortaya çıkan duruma da inme denir. Kalpten farklı olarak beyin kanamaları da inmeye yol açabilir.

Beyin damar tıkanıklığı ve beyin kanamaları topluca beyin damar hastalığı olarak adlandırılmaktadır. En sık rastlanan inme türü beyin damarlarının tıkanmasına bağlı gelişen beyin enfarktüsüdür. Beyni besleyen damarların içduvarlarında çeşitli nedenlerle yağ birikimi damar içerisinde plaklar oluşmasına ve bu plakların üzerinde gelişen pıhtılar aniden damarın tıkanmasına ve beyin enfarktüsüne yol açar.

DEĞİŞTİRİLEMEYEN RİSK FAKTÖRLERİ

YAŞ: Yaşın ilerlemesiyle birlikte hem kadınlarda hem de erkeklerde inme riski artmaktadır.
AİLE ÖYKÜSÜ: inme sık görülen bir durumdur, bundan dolayı, birden fazla aile üyesinde görülme olasılığı vardır. Bazı ailelerde, hem kalp krizi, hem de inme geçirme eğilimi daha fazla görülür. 1. Derecede akrabalarında erkekte 55 yas ve altı, kadında da 65 yas ve altında kalp damar hastalığı görülmesi beyin damar hastalığı için de önemli bir risk oluşturmaktadır. Bu durum, aile bireylerinin kanlarında yüksek düzeyde yağ oluşmasına, yüksek tansiyona neden olan genleriyle ve/veya yaşam tarzları ile ilgilidir.

DEĞİŞTİRİLEBİLEN RİSK FAKTÖRLERİ

1. SİGARA : Beyin damar tıkamalığına bağlı inme riskini %50 oranında artırmaktadır. Sigara içenlerde miyokard infarktüsü ve kardiyak olüm riski içmeyenlere göre erkeklerde 2.7, kadınlarda 4.7 kat daha fazla bulunmuştur . Çevresel sigara dumanına maruz kalan bireylerde de [pasif sigara içicileri) kalp hastalığı riski artmaktadır.

2.   HiPERTANSiYON : İnmenin en önemli risk faktörlüdür. Hipertansiyon, değişik böbrek, kalp, damar hastalıklarına, felçlere ve görme kaybına yol açabilir.

3.   DIABETES MELLITUS : Diyabet bir risk faktörü olmanın yanı sıra, koroner kalp hastalığı varlığına eşdeğer bir risk taşıdığından risk değerlendirmesinde ayrı bir yeri vardır.

4. OBEZiTE : Obezite inmeye yol açan bağımsız ve önemli bir risk faktörüdür . Özellikle karın çevresi yağ dokusu risk faktörü olarak kabuledilmektedir. Belçevresinin kadında > 88 cm, erkekte >102 cm olması durumunda abdominal obezite tanısı konur. Abdominal obezite sıklıkla metabolik sendromun bir unsuru olup insülin direnci, bozulmuş açlık glukozu, hipertansiyon, trigliserid yüksekliği ve HDL-kolesterol düşüklüğü ile birliktedir.

Sayfa Başı

5.   KOLESTEROL : Kanda bulunan bir yağ çeşididir. Kandaki yüksek kolesterol seviyeleri kan damarlarının duvarlarına zarar verir. Damar ceperinde birikerek plaklar oluştururlar. Bu da kalp, beyin ve diğer organlara oksijen tasiyan kanın gecçişini kısıtlar. Beyne ve kalbe giden damarları sertleştirirler ( arteriosklerosis) biriken kolesterol damarları daraltır. Genellikle List sinir olarak 180-200 kabul edilir. Düşük kolesterol seviyelerine sahip kişiler daha uzun yaşarken yüksek kolesterol düzeyine sahip olanlar daha erken yaşta kaybedilmektedir.

6.   LDL : KOTU KOLESTEROL : Kandaki kolesterolun %90' ını tasiyan yağ çeşididir. Normalde vücut hücrelerinin ihtiyacı olan yaği taşır.  Kanda  normal değerinden fazla olursa damar duvarlarında birikmektedir. Normal değerleri 130mgr/dlt nin altinda olmasidir. Ancak kisinin yas ve risk faktorlerine gore normal sinirlan degismektedir. Ornegin; Kalp ve damar hastaligi olanlarda.LDL Kolesterol seviyeleri 100mgr/ dlt'nin altında olmalıdır. Hatta yeni yayınlarda yüksek riskli olan bu hastalarda 70mgr/dlt'nin altında olması gerektiği belirtilmektedir.

7.   HDL : JYi KOLESTEROL : Görevi damarlardaki hücrelerden kullanılmayan kolesterolu uzaklastırarak, yeniden karaciğere taşımaktır. Bu nedenle iyi kolesterol miktarının yukseltilmesi çok onemlidir. Erkeklerde 40mgr/dlt, kadınlarda 50mgr/dlt’nin üzerinde olması gerekmektedir. Yükseltilmesi için; zayıflama, sigaranın kesilmesi, fizik aktivitenin arttırılması ve bir grup ilaç (statin grubu, fibratlar, niacin] kullanılması gerekmektedir.

8.   TRiGLiSERiD : Yüksek trigliserid düzeyi kalp hastaığı riskini arttırmaktadır. trigliserid seviyesi 150mgr/dlt'nin altında olmalıdır.
Eğer hastanın trigliserid düzeyi çokyüksekse, o zaman buna bağlı olarak HDL kolesterol ( iyi kolesterol ) de azalma gözlenir. Trigliserid seviyesinin düşmesi için, fazla kilolu olan kişilerin zayıflatılması, doymuş yağ ve kolesterolden düşük bir beslenme programı, basit karbonhidrat tüketiminin azaltilması, fiziksel aktivite yapılmalıdır.

9.     FiZIKSEL AKTJViTE AZLIGI : Hareketsiz   yaşam tarzı koroner arter hastalık riskini arttırmaktadır.

Sayfa Başı

iNMEDEN KORUNMADA DİYET TEDAVİSİ
inmeden koruyucu diyet, kan yağlarını düşürmenin yanı sıra şişmanlığın, insulin direnci gelişmesinin önlendiği, Tip-ll diyabet, hipertansiyon riskinin azaltildiği sağlıklı bir beslenme olarak algılanmalıdır.

İnmeden korunmak içn iyi beslenme alışkanlığı çocukluk yaşlarında kazanılmalıdır.

    Şismanlığı önleyen, vücudun gereksinimi kadar kalori içeren bir diyet uygulanmalıdır.
    Tereyağı, margarin, kuyrukyağı ve iç yağ: kullanılmamalıdır. Tüm yemeklerde sıvı yağ (zeytin yağı.mısırözü yağı vb.) tercih edilmelidir.
    Kırmızı  eti  haftada  bir kere yaklaşık  100  g  kadar tüketilmelidir. Diğer günler tavuk, balık ve hindi [derileri hariç) tercih edilmelidir.
    Her türlü kızartmadan uzak durulmalıdır. Pişirme yöntemi olarak ızgara, fırınlama ya da haşlama tercih edilmelidir.
    Diyet süt, diyet yoğurt ve diyet peynir tüketilmelidir.
    Salam , sucuk vb. sarküteri ürünleri ve işkembe, kokoreç, dalak vb. sakatatlar tuketilmemeiidir.
    Midye,   karides   vb.   gibi   kabuklu   deniz   ürünleri tüketilmemelidir.
    Sebze, meyve tüketimi artırılmalıdır.
    Haftada en az iki kere kuru baklagil [fasülye,nohut vb ] yemeği tüketilmelidir.
    Beyaz ekmek yerine kepek ekmek, pirinç pilavı yerine bulgur ve beyaz makarna yerine kepekli makarna tercih edilmelidir.

İNMEDE BESLENME TEDAVİSİ

Merkezi sinir sisteminin saglikli galişmesi ve işlevlerini yeterli düzeyde sürdürebilmesi; vücuda kesintisiz glikoz sağlanması ve tüm besin ögelerinin yeterli düzeyde alımı sayesinde gercekleşir.
Merkezi sinir sistemi enerji kaynaği olarak sadece glikozu kullandığından, kan şekerinin normal düzeyde tutulması bilişsel performansta önem taşır.
Beslenme tedavisinde en önemli etmenlerden biri; diyetin vitaminlerden, özellikle B grubu vitaminlerinden zengin olarak hazırlanmasıdır. B vitamininin zengin kaynakları; yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, balık, kırmızı et, yumurta, kuru meyveler, tam buğday unu ve tahıllardır.
Bu hastalarda antikoagülan kullanılması durumunda ilacın etkisinin azalmaması için diyette K vitamini alımı belirli bir düzeyde tutulmalıdır. K vitamininin en zengin kaynakları; koyu yeşil yapraklı sebzeler, soya yaği, karaciğer, mercimek ve yumurta sarısıdır.

 

Sayfa Başı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tüm haklari saklidir www.yakupkrespi.com 2007

suBRosa Bilisim Güvencesiyle

avukatlar hastaneler yayinevleri
tekstiller mobilyacilar kuyumcular En iyi Restaurantlar